Üç Aylarda Oruç İbadeti
Üç Aylarda Oruç İbadeti nasıl eda edilir? Nasıl oruç tutmamızı tavsiye edersiniz?
Oruç, İslam’ın beş şartından biri olup Ramazan ayında farz kılınmıştır.[1] Ramazan orucu, buluğa ermiş ve mukim olan her Müslümana farzdır. Bu nedenle üç aylar denildiğinde akla gelen ilk ibadet oruçtur. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı, umulur ki takva sahibi olursunuz”[2] buyurulmuştur. Oruç ibadetinin önemiyle ilgili Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim Ramazan orucunu imanla ve sevabını umarak tutarsa, geçmiş günahları affolunur”.[3] Ramazan orucu, müminin nefsini terbiye edip günahlardan arınmasına vesile olan bir ibadettir.
Üç aylar denilince Ramazan dışında, Recep ve Şaban aylarındaki nafile oruç ibadeti de önem arz eder. Resûlullah (s.a.v.), Receb veya Şaban’da oruç tutulmasını farz kılmamış, ancak genel olarak nafile orucu teşvik etmiştir. Özellikle Şaban ayında çok oruç tuttuğu malumdur. Receb ayına dair ise bazı insanların Receb girdiği andan itibaren Ramazan’a kadar sürekli oruç tuttukları bilinmektedir. Üç ayları baştan sona oruçla geçirmek, Hz. Peygamber’in sünnetinde yeri olmayan, sonraki devirlerde bazı salih ve zâhid kimselerin uygulaması olarak ortaya çıkmış bir âdettir. Dolayısıyla bütün bir Recep, Şaban ve Ramazan’ı kesintisiz oruçla geçirmek dinen zorunlu olmadığı gibi, bunu sünnet olarak telakki etmek de doğru değildir. Nitekim İslam uleması, Peygamber Efendimizin üç ayları arka arkaya oruç tutmak şeklinde bir uygulaması olmadığını, O’nun yapmadığı bir ibadeti dinî bir gereklilik gibi görmenin bid‘at kapsamına gireceğini belirtmiştir. Yine bazı rivayetlerde, Hz. Peygamber’in Şaban ayının ikinci yarısında (15’inden sonra) oruç tutmayı mekruh gördüğü nakledilmiştir.[4] Bu, Ramazan’a kuvvetli girebilmek için alınmış bir tedbirdir. Ancak Şaban’ın başından 15’ine kadar veya pazartesi-perşembe gibi belirli günlerde oruç tutulmaya devam edilebilir.
Öte yandan, “haram aylar”da oruç tutma meselesine de değinmek gerekir. Yukarıda değindiğimiz gibi haram aylardan biri olan Receb ’de oruç tutmak fakihlerin çoğunluğuna göre mendup (yapılması güzel) kabul edilmiştir. Zira Resûlullah (s.a.v.), devamlı oruç tutmak isteyen bir sahabeye kendine eziyet etmemesini tavsiye etmiş; öncelikle Ramazan orucunu tutup bunun dışında her ay bir-iki gün oruç tutmasını yeterli görmüş, ısrarı üzerine en fazla her haram ayda üç gün oruç tutmasını öğütlemiştir. Bunun neticesinde haram aylarda (özellikle Receb ‘de) ara ara oruç tutmanın müstehap olduğu sonucu çıkmıştır.
Kısacası, üç aylar içinde oruç ibadeti açısından şu dengeli yaklaşımı benimsemeliyiz: Ramazan orucu farz olup titizlikle eda edilmelidir. Ramazan dışındaki Receb ve Şaban’da ise oruç tutmak mecburi değilse de Hz. Peygamber’in uygulamalarına bakarak bu aylarda imkân nispetinde oruç tutmak güzeldir diyebiliriz. Özellikle Pazartesi-Perşembe oruçları, eyyâm-ı biyd denilen her kamerî ayın 13-14-15. günlerindeki oruçlar gibi zaten sünnetle sabit olan nafile oruçlar, üç aylar vesilesiyle ihya edilebilir. Bununla birlikte, üç ayları tamamen oruçla geçirmek veya Receb ayını baştan sona oruç tutmak gibi bir ibadeti dinî bir gereklilik zannetmek yanlıştır ve böyle bir yükümlülük ümmete konulmamıştır. Nitekim Peygamber Efendimiz, sürekli oruç tutmak isteyen sahabeye dahi her gün tutmasını uygun görmemiş; kendisi de Ramazan dışında hiçbir ayı bütünüyle oruçlu geçirmemiştir. O halde bizim de üç aylarda oruç ibadetini gücümüz nispetinde ve sünnete uygun bir biçimde yerine getirmemiz; ifrat ve tefritten kaçınarak nefsimizi terbiye etmeye odaklanmamız uygun olacaktır.
[1] Bakara suresi 2/183-185
[2] Bakara suresi 2/183
[3] Buhârî, “Îmân”, 28; Müslim, “Sıyâm”, 203
[4] Ebû Dâvûd, “Savm”, 53