Hayvan eti ve helallik meselesi
Selamün aleyküm,
Bir sorum olacaktı. Son zamanlarda bazı duyumlara göre, helal kasaplardan aldığımız etlerle ilgili ciddi şüpheler olduğu ve bu etlerin yenmesinin caiz olmadığı ifade ediliyor. Hollanda’da yaşıyorum ve burada şöyle bir söylenti var: Hayvanlar kesim sırasında henüz ölmemişse, gözetleyici tarafından şoklama işlemi uygulanıyormuş. Bu durumda, etlerin hangisinin helal, hangisinin mundar olduğu net olarak anlaşılamıyormuş. Tüketici açısından bu belirsizlik büyük bir sorun teşkil ediyor.
Bu uygulama, “40 saniye kuralı” olarak biliniyor ve Hollanda’da sersemletilmiş ritüel kesim, belirli şartlara bağlı olarak izne tabiymiş. Bu nedenle, bu şekilde kesilen hayvanların etlerinin mundar olduğu ve yenmesinin caiz olmadığı yönünde görüşler var.
Bazı akrabalarımız ve arkadaşlarımız, bu sebeple hiçbir kasaptan et alınmaması gerektiğini, sadece güvenilirliği kesin olan yerlerden — örneğin Tuna isimli, Süleymancılar’a bağlı bir kurumdan — et alınabileceğini söylüyorlar. Onlara göre sadece bu kurumun etleri helal ve el kesimiyle hazırlanıyor.
Aynı durum tavuklar için de geçerliymiş. Yine sadece Mevla ve Tuna gibi el kesimi yapan yerlerden alınması gerektiği belirtiliyor. Diğer helal sertifikalı kasaplar ya da Türk restoranlarının etlerinin de caiz olmadığı yönünde ciddi endişeler dile getiriliyor.
Bu konuda kafamız oldukça karışık. Gerçekten bu söylentiler ne kadar doğru? Biz bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz? Dinen doğru olan nedir? Bize bu konuda yardımcı olabilir misiniz?
Allah razı olsun. Hayırlı günler dilerim.
CEVAP:
İslam hukukuna göre, hayvanların etlerinin helal olabilmesi için bazı temel şartlar vardır:
- Hayvanın kesim anında canlı olması,
- Kesimin besmele ile ve
- Şer‘î usullere uygun şekilde (nefes ve kan damarlarının kesilmesiyle) gerçekleştirilmesi gereklidir.
IGMG Din İstişare Kurulu’nun bu konudaki değerlendirmelerine göre:
- Sersemletme (şoklama) işlemi, eğer hayvanın ölümüne sebep oluyorsa, bu hayvandan elde edilen et haramdır. Ancak şoklama, hayvanın sadece geçici olarak hareketini engellemek amacıyla ve hayvanı öldürmeden uygulanıyorsa, ardından da hayvan hayatta iken İslamî usule uygun biçimde kesiliyorsa, bu durumda eti helal kabul edilir.
- Avrupa’da uygulanan “40 saniye kuralı”, teorik olarak şoklama sonrası hayvanın canlı kalmasını hedeflemektedir. Kesim hayvan sağ iken yapılmalıdır.
- DİK ayrıca, helallik hususunda “sertifikalara” güvenmenin yeterli olmadığını, hangi sertifikan kime ait olduğu, helallikle ilgili kriterlerinin ne olduğu ve güvenilirliğinin tüketici tarafından araştırılması gerektiği kanaatindedir. İslam Toplumu Millî Görüş Teşkilatlarının helal sertifikalama enstitüsü EHZ – Avrupa Helal Sertifikalama Enstitüsü – (https://eurohalal.eu/?lang=tr) güvenebileceğiniz birkaç sertifikalama kurumundan biridir.
- Helal kesim uygulamasında her kurum ve belge güvenilir değildir. Bu nedenle tanınan ve bilinen kurum ve belgeler esas alınmalıdır. Tüketici şüphe duyuyorsa, bu durumda ihtiyatlı davranmalı ve gönlünü rahatlatacak yerlerden alışveriş yapmalıdır.
SONUÇ VE TAVSİYE
- Şoklama sonucu ölmüş hayvanın eti haramdır.
- Hayvan canlıyken şer‘î usulle kesildiyse, eti helaldir.
- Sertifika tek başına yeterli değildir. Kesimin gerçekten dinî kurallara uygun olup olmadığı, helalliği onaylayan sertifikanın hangi kuruma ait olduğu, sertifika veren kurumun helallik kriterlerinin ne olduğu tüketici tarafından araştırılmalıdır.
- Tüketici şüphe taşıyorsa, takvâ gereği, güvenilirliği bilinen ve şüpheye yer bırakmayan kaynaklardan et temin etmesi gerekir.
- İslamî literatürde geçen, “Şüpheli olanı terk et; seni ilgilendirmeyeni bırak” prensibi gereğince, gönül huzuru vermeyen uygulamalardan uzak durmak tercih edilmelidir.
Allâhu aʿlem bi’s-savâb.