Bekara zina haram mı?
Bir insan en çokta erkekler için , bu insan 12 yaşında bluğa eriyor, sürekli şehvetli genç günah diye zina yapmıyor anca masturbasyon yapıyor evlenmeyi planlıyor ilerde 20li yaşlarda evlenirim diyor o yaşa kadarda oruç tutmakda çok zor ve akla mantığa sığmayan bir öneri bu yüzden sabrediyor, yaş ilerliyor lise üniversite derken sonra iş bulamıyor bir5 sene daha asgari ücret veya işsizlikle boğuşsun yaş 30u geçmiş gidiyor hala evlenecek düğun yapacak iyi bir şekilde ev geçindirecek kazancı sağlayamıyor çevresindekilerdinde evlenip evlenmemiş olması pekte umurlarinda değil ceplerinde akrep var, toplumun bir çoğu bu şekilde şimdi sen bu topluma zina etme zinhar haramdır cehennemde yanacan falan gibi laflar edilmesi ne kadar akla mantığa vicdana uygundur sorarım ey aklı selim sahipleri doğruları konuşun ey hoca geçinen güya alimler gerçeklerden uzak insanların yapabilmesinin imkansız olduğu şeyleri onlara söyleyerek insanların hayatını suçluluk duygusuyla zehir etmeyin zaten müslümanın helakı böyle olmadık şeyler söyleyen kötü hocalar ve cahil abidler, bilmiyorsan en azından bilmiyorum dersin geçersin bilmediğin halde sen neden herkesi aynı kefeye koyup cehenneme atıyorsun bre densiz Allahın Laneti üzerinize olsun milleti mahvettiniz şu zina konusunda insanlar psikolojik sıkıntılar cinlenmelerle musallatlara uğradı sizin yüzünüzden mahvoldu.
Bulûğ çağına erken yaşta ulaşan ve uzun süre evlenemeyen bir kimsenin, şehvetinin şiddetlenmesi sebebiyle yaşadığı sıkıntılar, günümüz şartlarında inkâr edilemeyecek derecede yaygın ve ağır bir imtihandır. Ekonomik zorluklar, evliliğin gereksiz yere zorlaştırılması ve toplumsal duyarsızlık sebebiyle gençlerin uzun yıllar bu baskıyla yaşamak zorunda kalması, ciddi bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Bu sebeple, bu tür soruları dile getiren kimselerin kaygıları haklı ve anlaşılabilir olup, hafife alınamaz. Dinî irşadın da bu gerçekliği göz ardı etmeyen, merhametli ve çözüm odaklı bir dil ile yapılması gerekir.
Bununla birlikte, bu zorlukların varlığı, zinanın hükmünü değiştirmez. Zina, İslâm’da kesin olarak haram kılınmış büyük günahlardan biridir. Bu yasağın hikmeti, sadece bireysel bir sınır koymak değil; aynı zamanda neslin korunması, aile yapısının muhafazası ve toplumda güvenin devamını sağlamaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.), zina etmek isteyen bir gence hitaben şu şekilde buyurmuştur:
“Onu annen için ister misin? Kızın için ister misin? Kız kardeşin için ister misin?”
Genç her defasında “hayır” deyince Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“İnsanlar da bunu anneleri, kızları ve kız kardeşleri için istemezler.”
Bu hadis, zinanın neden yasaklandığını son derece açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Zira kişi kendi yakınları için razı olmadığı bir fiili, başkaları için de meşru göremez. Bu bakımdan zina yasağı, yalnızca bireyi değil, bütün toplumu koruyan evrensel bir ahlâk ilkesidir.
Ancak bu hüküm ifade edilirken, insanların içinde bulunduğu zorluklar da dikkate alınmalıdır. Evlenemeyen ve şehvet baskısı altında kalan kimselerin yaşadığı sıkıntı, onları suçlamak veya aşağılamak yerine, desteklenmesi ve yönlendirilmesi gereken bir durumdur. Bu çerçevede, evlenme imkânı bulamayan kimsenin iffetini korumaya çalışması esastır. Bununla birlikte, bazı âlimler tarafından, kişinin zinaya düşme korkusu taşıdığı durumlarda, daha büyük bir haramdan korunmak amacıyla zaruret ölçüsünde bazı hafifletici görüşlerin bulunduğu da ifade edilmiştir. Bu ise bir teşvik değil, zor durumda kalan kimse için bir çıkış yolu olarak değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, bu meselede toplumun sorumluluğu da büyüktür. Evliliğin zorlaştırılması, aşırı maddî beklentiler ve gençlerin yalnız bırakılması, bu tür sorunların artmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, sadece bireylere sabır tavsiye etmek yeterli olmayıp, evliliği kolaylaştıracak sosyal adımların da atılması gerekir.
Sonuç olarak; soruda dile getirilen sıkıntılar gerçek ve ciddidir. Ancak bu zorluklar, zinayı meşru kılmaz. Mümin, bu tür imtihanlar karşısında elinden gelen gayreti gösterir, harama düşmemeye çalışır ve mümkün olan en kısa yoldan helal daireye girmeyi hedefler. Bu süreçte zorlanması onu değersiz kılmaz; bilakis sabrı ve mücadelesi nispetinde Allah katında ecir kazanmasına vesile olur.