Fetava

Hicri Takvim
Miladi Takvim

Meclis Âdâbı – 2

Prof. Dr. Saffet Köse

Meclis Âdâbı – 2

Meclis Âdâbı – 2

Bir önceki sayımızda meclis âdâbı konusuna giriş yapmıştık. Bu sayımızda o maddelerin devamını inceleyeceğiz. Meclis âdâbı konusunun devamındaki maddeler şu şekildedir:

4. Gelene yer açmak (Mücâdele suresi, 58:11). Özellikle büyüklere bunu yapmak saygının bir ifadesidir. Hz. Peygamber, “büyüklerimize saygılı, küçüklerimize şefkatli olmayan bizden değildir” (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 58; Tirmizî, “Birr”, 15) buyurmuştur. Kaynaklarımızda Hz. Peygamber’in sütbabası, sütannesi ve süt kardeşine ne kadar saygılı davrandığına dair bilgiler vardır. Bir gün otururken süt babası gelmiş, hemen elbisesinin bir ucunu yere sererek onu üzerine oturtmuş, peşinden süt annesi gelmiş elbisesinin öbür tarafını yırtıp onun altına sermiş, sonra süt kardeşi gelmiş, onun için ayağa kalkmış ve önüne oturtmuştur (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 120).

5. Ağızdan düşen her sözün hesabı için kayıt tutan iki melek vardır (Kâf suresi, 50:17-18). Dolayısıyla mecliste bir sözü söyleyecek olan onu ölçüp biçip tartmalı faydası varsa söylemeli, yoksa susmalıdır (Buhârî, “Edeb”, 31), fayda ve zararda eşit ise sünnete uygun olan susmasıdır.

6. Mecliste bulunmayanlar hakkında gıybet ve tecessüse giren konuşmalar yapılmamalıdır. Yapılırsa din kardeşinin namus, şeref haysiyeti ile oynanmasına izin vermeyen Allah’ın büyük ödülünü hak eder (Tirmizî, “Birr”, 20). Hz. Peygamber şöyle buyurur: “Her kim bir Müslümanın şerefiyle oynandığı bir yerde onu yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır. Kim onu savunursa, Allah da kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde ona yardım eder.” (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 36).

7. Mecliste mutlaka Allah’ın adı anılmalıdır. Hz. Peygamber, Allah’ı zikretmeden bir meclisten kalkan topluluğun eşek leşi gibi kalkmış olacaklarını bunun ahiret yurdunda kendileri için bir üzüntü kaynağı olacağını; bir mecliste oturup da ya da bir yerde yatıp da orada Allah’ı zikretmeyenin Allah’ın intikamını çekeceğini bildirir (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 25). İnsan dünyada yaşadığına göre elbette meşru ölçüler içinde oyunlar, kıvamında şakalaşmalar, tartışmalar, sportif değerlendirmeler, günlük siyaset ile ilgili konuşmalar olabilir. Ancak ne olursa olsun meclis bunlara dalıp gidip baştan sona Allah’ın anılmadığı bir ortam olmamalıdır. Azaba maruz kalmış olanlara niçin oraya düştükleri sorulduğunda verdikleri cevaplar içinde “faydasız ve boş işlere dalıp gitmiş olanlarla biz de dalıp gidiyorduk” itirafı da bulunmaktadır (Müddessir suresi, 74:45). Meclisten ayrılan oradan faydalı bir şey alarak çıkmalıdır.

En doğrusunu Allah bilir.