Cuma günlerin en hayırlısı, müminlerin bayramı Allah’ın rahmet ve mağfiretinin indiği bereketli bir gündür. Peygamberimiz (s.a.v.) cuma gününün önemini ifade etmek için şöyle buyurmuştur. “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem (as.) o günü yaratıldı, o gün cennete konuldu ve o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet de ancak cuma günü kopacaktır.”(1) Kur’ân-ı Kerim’de Allah Te’âlâ müminlerin cuma günü yerine getirmekle yükümlü oldukları en önemli ibadetin Cuma namazı olduğunu beyan ederek şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (2) Bu nedenle geçerli bir mazeret olmadan Cuma namazını ihmal etmek büyük bir vebal ve günah sayılmıştır.
Cuma namazının edasının iki şartı vardır. Bunlardan ilki iki rekât namaz ve bundan önce irad edilen hutbedir. Bu ikisi Cuma namazının olmazsa olmaz rükûnlarıdır. Fâkihler bu konuda ittifak etmişlerdir. Cuma suresi 9. ayette ifade edilen “Hemen Allah’ı anmaya koşun” ifadesinden maksat Cuma namazı ve hutbesidir. Allah Rasûlü hiçbir zaman hutbe okumadan Cuma namazı kıldırmamıştır. Cuma hutbesi müminlere nasihat, hatırlatma ve uyarıdır. Hakka, hakikate, ahlaka bir çağrıdır. Bu yönüyle tıpkı namaz gibi hutbe de bir ibadettir. Dolayısıyla hutbe olmadan Cuma namazı geçerli olmaz.
Hutbe, Cuma namazının bir parçası olduğuna göre namaza nasıl hürmet ve ehemmiyet gösteriliyorsa ve huşu içerisinde eda ediliyorsa, aynı dikkat ve ihtimam hutbe dinlemeye de gösterilmelidir. Hutbe okunurken her şeyden önce sessizce dinlemek ve söylenenleri anlamaya gayret etmek gerekir. Allah Te’âlâ “Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.” (3) buyurmuştur. Çok sayıda müfessir burada hutbeyi dinlemenin kastedildiğini ifade etmişlerdir.
Hutbe okunurken yanındakiyle konuşmak mekruhtur. Nitekim Hz. Peygamber, “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus diyecek olsan lağvetmiş (faydasız ve çirkin söz söylemiş) olursun”(4) buyurmuştur. Susma hâli hatip minbere çıkınca başlar ve minberden inene kadar devam eder. Yanında hapşıran kimseye (yerhamukellah diyerek) cevap dahi verilmez denilmiştir. Yemek içmek, tesbih çekmek, maruf bir şey bile olsa konuşmak haram kılınmıştır. Hutbe okunurken huşû içinde, sessizce ve can kulağıyla hatibi dinlemek gerekir.
(1) Müslim, Cuma 18.
(2) Cuma suresi, 62:9.
(3) Araf suresi, 7:204.
(4) Buhârî, Cuma 36.
